Kendini merkeze alarak ötekini gayri meşru ilan eden her yapının/düşüncenin adı Ebu Leheb düzenidir.

Kendini insanlığın ‘rab’bi, tebasını/vatandaşlarını/yurttaşlarını da emrine amade ‘kulcuklar’ gören her kuşatmanın adı Ebu Leheb düzenidir.

Halkından kopuk ve özünde kolonyalist olan her sistemin adı Ebu Leheb düzenidir. (Y. Aktay)

Yönetime katılmayı engelleyen ve yönetimi bir çıkar grubuna ait gören her yönetimin adı Ebu Leheb düzenidir.

Bu Afrika’da olur, Asya’da olur; geçmişte veya bugün olur fark etmez.

Mayasında istiğna vardır bu düzenin. Büyüklük, istikbar, gurur ve kendine yetme fitnesi.

Mayasında sömürü vardır bu düzenin: etnik, dini, kültürel ve emek sömürüsü gibi.

Çünkü Ebu Leheb’in baktığı pencere ‘azgınlığın’ penceresidir.

Sınıfsal şımarıklıklar ile kurgular kutsayan bir pencere.

Korku imparatorlukları ile zayıf bırakılmışları sindiren bir pencere.

Ateşten bir düzen ile her şeyi yakan, küle çeviren bir pencere…

Mekke şirk sitesi.

Daru-n Nedve.

Put dolu sokaklar, kargışlanmış evler, kişneyen işyerleri…

İğdişlenmiş algılar, yamuk okumalar, isabetsiz yorumlar…

Ebu Leheb ve hanımı.

Şirk zulmünün abadlığı için korlara üfleyen proto müşrikler.

Kovulmuş şeytanlar.

Yaşarken hesapları kesilmiş, tasdikli mühürlü cehennem enstrümanları.

Hubut serencamının aldatan ve ayartan çağdaş modelleridir onlar.

Şeytan Adem ve eşini ayartırken Ebu Leheb’in eli sonsuzluk ve mülkiyet iğvasına dönüşmüştü.

Musa Firavun’dan İsrailoğullarını isterken, mele takımına dönüşerek sihirbazlarla vahyin sesini savmayı fısıldamıştı Ebu Leheb’in eli.

İsrailoğullarının ısırıcı tarihinde, İsa’yı çarmıha gerdirme isteminin dinci ve faşist fetvası olmuştu Ebu Leheb’in eli…

Ebu Leheb’in eli, özgürlüğü budayan ve özgürlüğün çocuklarını ateş dolu hendeklerde yakan Ashab-ı Uhdud’un kanlı tarihidir.

Ebu leheb’in eli, zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan emekçilerin böbreklerinden su çeken kapitalizmin hayat alanıdır.

Ebu Leheb’in eli, eşya ile aklın, nesne ile bilginin, Bilal ile Ebu Zer’in, Zeynep ile Zeyd’in, Aişe ile Muhammed (a)’ın, kişi ile kalbinin, halklar ile adil yöneticilerin, Allah ile Resulünün arasına giren her engelleyici güçtür.

Ebu Leheb’in eli, orantısız kazancın, istiflemenin, anamalcığın, sermaye temerküzünün, kenzin ve tekasürün kendisidir.

Ebu Leheb’in eli petrol soytarılarının, dolar şeyhlerinin, eğlence maymunu şehvetperest prenslerin lüks hayat saplantısıdır.

Ebu Leheb’in eli, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren her işbirlikçi kukla rejiminin adıdır.

Ebu Leheb’in eli, güce perestiş eden, güçle beraber halka ve hakka meydan okuyan her azgın modelin adıdır.

Ebu Leheb’in eli, insaf ve vicdanın, akıl ve iz’an’ın, ilim ve irfanın esatir çöplüğüne atılarak unutulduğu dolayısıyla da Allah tarafından da unutulmuş her karakterin, örgütün, cemaatin ve devletin adıdır.

Ebu Leheb’in eli, hukuk ve adaletin seçkinler için kullanıldığı, eşitlik ve özgürlüğün aristokrat takımına kast sistemi ile geçtiği, büyümenin ve gelişmenin sadece putlara secdeye duranlara sunulan her algının adıdır.

Ebu Leheb’in eli, hisbe, isar, diğergamlık, kadirşinaslık, hakşinaslık, vefakarlık, ahlak ve tevazu gibi değerlerin gücün kontrolsüz paletleri altında can çekiştiği zamanların adıdır.

Ebu Leheb’in eli, yeryüzünü atalar/tarih fetişizmi ile cehenneme çeviren her totaliter mistisizmin, liberal militarizmin ve uyruklaştırılmış bilmelerin adıdır.

Ebu Leheb’in eli, insanlığı, ekini ve nesli fesada uğratan, doğru olan her yol üzerinde oturarak hakikate uzanan yolları modern ve geleneksel şirk barikatları ile tıkayan, ölçü ve tartıda sınır tanımayarak farklı renklerde ve tonlarda terör estiren her doktrinin adıdır.

Bunun adı mitoloji, atalar dini, tapınak şövalyeleri, ittihat ve terakki, dini metinler, kozmografya, derin devlet, illüminati, sağ-sol, alevi-sünni, dinci-laik, özel harpçi, Ergenekoncu, ılımlı, radikal, çoğulcu ya da çoğunlukçu da olabilir.

Ebu Leheb’in eli (düzeni/iktidarı/modeli), zulmün elidir.

Bir el (düzen/iktidar/model), küfür ile ayakta kalabilir ama zulüm ile asla ayakta kalamaz.

Ebu Leheb’in eli (düzeni/iktidarı/modeli) kurudu ve kuruyacaktır.

Tunus’ta, Mısır’da, Yemen’de kuruyan Ebu Leheb’in elidir.

Suudi Arabistan’da, Libya’da, Ürdün’de, Fas’ta, Suriye’de kuruyacak olan da Ebu Leheb’in elidir.

Bu el, Bin Ali olur, Mübarek olur, Buteflika olur, Esed olur.

Halkın eli ise adalet ve özgürlüğün eli olur; Allah’ın eli (Yedullah) olur.

Halkın eli Talut’un ordusunda isimsiz bir asker olan Davud’un eli olur.

Davud’un elinde Calut’u ve düzenini bitiren taş (inanç ve eylem) olur.

Ve Ebu Leheb’in düzeni müthiş bir inkılab ile yer ile yeksan olur.

 

Aralık / 2012