DEĞER tÜKETMEK

Yusuf Alioğlu

08-07-2026 20:32

İnsanlığın asli ve kurucu unsuru olan fıtrat koordinatlarından uzaklaştıkça, değerlerimizi yitiriyor ve ‘değersizleşiyoruz’. Ellerimizle biriktirdiklerimize, yazdıklarımıza, çizdiklerimize ve yonttuklarımıza tapındıkça, ontolojik anlam kaybına derinlik katıyoruz.

Özgürlük ve onur gibi evrensel değerleri, en pespaye, en kıytırık, en müptezel vaatlere değiştikçe, eşref-i mahluk olma ayrıcalığımızı kaybediyoruz. Elçileri öldürmekle, bilgeleri yakmakla, düşünenleri sürmekle epistemik kopuşu ve değersizlik krizini biz yeşertiyoruz.

Değerlerde temsil sorunu yaşıyoruz. Bilincimiz ve duyarlılığımız dumura uğramış. Değerlerimiz ve kişiliklerimiz arasında oluşan gerilim hatlarında sıkışıp kalmışız. Tarihte mekan tercihi şaşkınlığı yaşıyoruz. Tarihin bir yerlerine takılan kişiliklerimizi günümüze taşıyamıyoruz. Hız ve haz çağı ile geçmiş arasında anakronik koridorlar inşa ediyoruz.

Değerlerde irtifa kaybının nedenlerini örtüyoruz. Kadim davranışlarımızı, ‘bahane üretme, benliğimizi savunma, tartışma’ alışkanlıklarımızı hatırlıyoruz.

İçe dönük eleştiri kültürümüzü unutuyor, hatırlatanları kovuyoruz. Benliğimizi kınamayı, protesto etmeyi öteliyor; rahatı, lüksü, biriktirmeyi ve bizim olmayan alışkanlıklarımızı seviyoruz.

İyiliklerde değil, kötülüklerde yarışıyoruz; iyiliklere değil kötülüklere alışıyoruz. Yüreğimizdeki iyilik kaleleri birer birer düşerken, anlatılan bizim hikayemiz değilmiş gibi, pis pis sırıtıyoruz.

Öğrendiklerimiz heyecan vermiyor. Seri üretim tarzının sakıncalarını, ‘seri öğretim’ tarzında da yaşıyoruz. Süreç, her birimizi renksiz, donuk, pasif ve benzer nesnelere dönüştürdü. Sormayı unuttuk; cevap vermeyi zaten becerememiştik. Anlama, kavrama, sorma, sorgulama sıkıntısı çekiyoruz.

Dijital teknolojiye, dijital davranışlara ve dijital sözlere tav olmuşuz. Kültürel türbülans makamındayız. Düğmelere dokunmaktan, tenimize, ruhumuza dokunmayı unuttuk. Caddelerimizde gelişmiş robotlar, fabrikalarımızda ayarlanmış makineler, tiyatrolarımızda köleleşmiş sanatçılar, evlerimizde et yığınlarına dönüşmüş ruhsuz bedenler dolaşıyor.

Çevre ve estetik kaygılarımızı yitiriyoruz. Beton duvarlar ruhumuzun kalitesini haykırıyor. Sanat zevkinden mahrum tortulara, fosillere dönüşüyoruz. Siyasal alinasyon iliklerimize kadar işlemiş; ilkesizlik yükselen değerimiz olmuş.

Para, zevk ve iktidar tutkusuyla kendimize uzak ve kendimizden bağımsız hayatlar tüketiyoruz. Sınırsız ihtiraslarla kuşatıldığımızın farkında değiliz.

Modern yaşamın temel paradigması üretmek oldu. Kapitalizm, üretmeyi ve tüketmeyi en temel hak olarak sunmuştu. Böyle olunca hızını alamayan insan, coğrafyaları kolonileştirdi, ırkları köleleştirdi, emeği aşağıladı, bin yılların mimari müktesebatını yerle bir etti.

Aile kurumu ve ilişkileri küçümsendi. Din, ahlak, kültür, örf gibi dinamikler, liberal yanılgılara kurban edildi. Bireysel zindanlarımıza tıkıldığımızın farkında değiliz.

Ruhlarımızı özgürleştirmenin ve değersizlik bunalımından kurtulmanın yolu, sorumluluk almaktan geçer. Bireysellik, anarşizm ve istifçilik hastalığından kurtulmalıyız. Zira benliğini fetişleştirerek onu evrenin merkezi kılanın sosyal bilinci olamaz. Kuralsızlık ve usulsüzlük düşünmeyi engeller. Biriktirenler ve azgınlar düşünemezler. Hislerini ve duygularını yitirenler düşünemezler. Düşünemeyenler sürüleşir, köksüzleşir, yabancılaşır ve sorumluluk alamazlar.

Ruhsal özgürlüğün yolu değer tahribatına son vermekten geçer. Bilinmelidir ki, değer tüketmek; kendimizi bilme ve melekleşme ihtimalimizi imha edip; köleleşmeyi, sürüngenleşmeyi, şeytanlaşmayı tercih etmektir. Değer tüketmek; tüm zamanların en zararlı ittifaklarına çanak tutmak, gönüllü kulluk etmektir.

26 Ekim 2008

DİĞER YAZILARI ET-KEMİK POLEMİĞİ 01-01-1970 02:00 HÜZNÜN RENGİNE DAİR 01-01-1970 02:00 MÜSVEDDE YAŞAMLAR 01-01-1970 02:00 SAKİN SAVAŞÇI: ERDEM BAYAZIT 01-01-1970 02:00 İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK 01-01-1970 02:00 HÜSEYİN AVNİ BEY 01-01-1970 02:00 EBU LEHEB'İN DÜZENİ KURUSUN 01-01-1970 02:00 BİRLİKTE İZLEDİK 01-01-1970 02:00 BAĞIRANLAR VE ÇAĞIRANLAR 01-01-1970 02:00 ZAMANIN ADAMI 01-01-1970 02:00 AYN SİN KAF YA DA TENCERE KAPAK DÜALİZMİ 01-01-1970 02:00 'RAHATSIZ ETMEYE GELDİM' 01-01-1970 02:00 EŞİK YA DA A'RAF 01-01-1970 02:00 ENGEREK SOYU 01-01-1970 02:00 GÜNEŞ YÜZLÜ ÇOCUKLARA 01-01-1970 02:00 ASRA BEDEL ÖMÜRLER 01-01-1970 02:00 ÇEKİLİN ARADAN, MARADAN... 01-01-1970 02:00 AKLIN AHLAKI 01-01-1970 02:00 RAMAZAN AYI'NA MERHABA 01-01-1970 02:00 BİZİM SOKAKLARDA PAÇOZLAŞMA HALLERİ 01-01-1970 02:00 YUSUF'U GÖREN VAR MI? 01-01-1970 02:00 ATEŞ, SU VE ÇARMIH 01-01-1970 02:00 Aklın Mekan ile İmtihanı 01-01-1970 02:00 Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara 01-01-1970 02:00 Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’ 01-01-1970 02:00 BATI'DA ŞEHİR TARİHÇİLİĞİ 01-01-1970 02:00 "Yıkın Efendiler, Yıkın!" -2- 01-01-1970 02:00 'Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda...' 01-01-1970 02:00 'İNSANIN DÖRT ZİNDANI' 01-01-1970 02:00 ŞEBBİHALAR HER YERDE 01-01-1970 02:00 'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA' 01-01-1970 02:00