ATEŞ, SU VE ÇARMIH

Yusuf Alioğlu

26-12-2025 08:52

Ruhun ve bilincin geçtiği üç çetin imtihan merhalesidir ateş, su ve çarmıh.

Balçıktan ve pişirilmiş topraktan,

Ve atılmış bir damla sudan,

Ve ‘Ol’ makamında ontolojik sökünlerle,

Ve hayat bağışlayan dipdiri kelimelerle,

Takvaya selam durmuşluğun üç merhalesidir ateş, su ve çarmıh.

Üç merhaleden,

Alınları çileyle parlayarak,

Ermişlikle yücelerek,

Zemzem ve kevserle yıkanarak çıkan

Üç ebedilik meşalesi,

Üç tarih köşebendi insanlığın ufkunda belirir.

Babil esaretinden

Mısır piramitlerinden

Ve Roma gladyatörlerinden

Ulu-l Azm suretinde üç seçkin karakter belirir.

İlahi dostluğun kadim numuneleridir İbrahim, Musa ve İsa.

Sahifelerin aziz taşıyıcıları,

Namusun yorumlayıcıları,

Kalemin ustaları,

Sözün hattatları,

Hayatın sahici adamları

Üç akıl,

Akletmiş üç mümin kalptir onlar…

 

İbrahim olmak için ateşi denemek gerekti.

İbrahim’i tanımak ateşi tanımaktan, ateşin diline ermekten geçerdi.

Ateşe giderken İbrahim ‘ateş’ gibiydi.

Gözü kaymamış, kalbi sapmamıştı;

Nutku tutulmamış, gönlü yalanlamamıştı.

Çünkü nefis ateşte pişer, karakter ateşte şekillenirdi.

Zamanın çeldiricisi ateşten ve ateşin etrafındakilerden gözünü ve sözünü sakınmamıştı İbrahim.

 

Musa olmak için suyu denemek gerekti.

Musa’yı tanımak suyun akışına kulak kesilmek, suyun gölgesinde hakikat kristallerini görmekti;

Suya tereddütsüz girmek, suda inançla yürümekti.

Çünkü nefis suda yetişir, karakter suda şekillenirdi.

Su, insanlığın annesi Nil idi.

Nil sabır idi; Nil İsrail oğullarına karşı damla damla direnç idi.

Musa sudan yaratılmış bir anıt gibi suların içinde

Suların içinde Musa ‘su’ gibi…

 

İsa olmak için çarmıhı denemek gerekti.

İsa’yı tanımak, çarmıh yüksekliğinden aşağıların aşağısına bakabilmekti.

İsa’yı tanımak, çarmıh boyunda imtihanlardan geçebilmek idi.

Çarmıh anı ‘Arşimed anı’ idi; nefse ve bedene, dünyaya ve ukbaya hükmetme anıydı.

Çarmıh anı tatmin olmuş nefis anı ve ebedi huzur mekanını selamlama anı idi.

Nefis çarmıhta büyür, karakter çarmıhta şekillenirdi.

Kişilik çarmıhta olgunlaşır; zaman çarmıhta hitamına erer; en etkili söylevler çarmıhtan verilirdi.

Çarmıhta bir beden İsa gibi...

 

Tarih, insanoğluna, tek başına ümmet olabilme tecrübesi yaşatmış İbrahim’i ateş dolayımında tanıdı.

Zaman, Nil’in kristallerinden mermer merdivenler yaparak Sina’ya ve Tura tırmanan Musa’yı su dolayımında tanıdı.

Vakanüvisler, manastırların ardına saklanmış köhne ve gerici algıları Meryem’in masumiyeti ile aşan İsa’yı sahici olmasa da çarmıh dolayımında tanıdı.

Ve ateş, Babil’in kulelerini yaktı, Nemrud’un tahtını salladı.

Ve su, öküze tapan ehram şövalyelerini; Firavunu, Karunu ve Hamanı yuttu.

Ve çarmıh, Bizans hedonizmini ve Yahudi faşizmini göğün şimşekleri ile döverek söndürdü.

Ateşe, suya ve çarmıha ant olsun…

Ateşin, suyun ve çarmıhın adamlarına selam olsun…

 

 

4 Aralık 2011

DİĞER YAZILARI BAĞIRANLAR VE ÇAĞIRANLAR 01-01-1970 02:00 ZAMANIN ADAMI 01-01-1970 02:00 AYN SİN KAF YA DA TENCERE KAPAK DÜALİZMİ 01-01-1970 02:00 'RAHATSIZ ETMEYE GELDİM' 01-01-1970 02:00 EŞİK YA DA A'RAF 01-01-1970 02:00 ENGEREK SOYU 01-01-1970 02:00 GÜNEŞ YÜZLÜ ÇOCUKLARA 01-01-1970 02:00 ASRA BEDEL ÖMÜRLER 01-01-1970 02:00 ÇEKİLİN ARADAN, MARADAN... 01-01-1970 02:00 AKLIN AHLAKI 01-01-1970 02:00 RAMAZAN AYI'NA MERHABA 01-01-1970 02:00 BİZİM SOKAKLARDA PAÇOZLAŞMA HALLERİ 01-01-1970 02:00 YUSUF'U GÖREN VAR MI? 01-01-1970 02:00 Aklın Mekan ile İmtihanı 01-01-1970 02:00 Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara 01-01-1970 02:00 Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’ 01-01-1970 02:00 BATI'DA ŞEHİR TARİHÇİLİĞİ 01-01-1970 02:00 "Yıkın Efendiler, Yıkın!" -2- 01-01-1970 02:00 'Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda...' 01-01-1970 02:00 'İNSANIN DÖRT ZİNDANI' 01-01-1970 02:00 ŞEBBİHALAR HER YERDE 01-01-1970 02:00 'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA' 01-01-1970 02:00