İnsan ilkleri kolay unutamıyor.

İlk okul günü, ilk maaş, ilk imza...

Ben de geçtiğimiz günlerde yazarlık hayatımın bir ilkini yaşadım. İstanbul Valiliği tarafından yürütülen "Ben Okuyorum İstanbul Okuyor" projesi kapsamında düzenlenen Kartal Kitap Fuarı'nda ilk kez bir kitap fuarında okurlarımla buluştum.

Daha önce ilk kitabım Buğday Zamanı için Bingöl'de iki ayrı imza günü düzenlemiştim. Ancak fuar ortamı bambaşka bir şeydi. Bu nedenle heyecanım oldukça yüksekti. Hatta imza gününden bir gün önce Bingöl'den İstanbul'a gelip fuar alanını gezdim.

Kartal Meydanı'nın sahil bölümünde kurulan büyük çadırın içinde yayınevleri sıralanmıştı. İnsanlar stantları geziyor, kitapları inceliyor, yazarlarla sohbet ediyordu. Ben ise ertesi gün yaşayacaklarımı düşünüyordum.

Açıkçası aklımda tek bir soru vardı:

"Acaba beni görmeye gelen olacak mı?"

İmza günü geldiğinde K26 numaralı stantta bulunan Örger Yayınları'ndaki yerimi aldım. Beklemeye başladım. Yayıncım Vacip Örger ile sohbet ederken fuarın bu yıl beklenen ilgiyi görmediğinden bahsettik. Okulların tatil olması, sınav dönemi ve yaz hazırlıkları gibi sebepler sıralandı. Ancak bana göre mesele biraz daha derindi. Toplum olarak kitapla ve okumayla aramıza mesafe koymaya başladık.

Neyse ki bekleyişim uzun sürmedi.

Önce bir okurum geldi.

Sonra bir başkası...

Ardından köylülerim, hemşehrilerim, akrabalarım ve dostlarım...

İmzaladığım her kitapla birlikte heyecanım azaldı, mutluluğum arttı. Fotoğraflar çektirdik, sohbet ettik, hatıralar biriktirdik. Beni en çok duygulandıran ise İstanbul'un farklı ilçelerinden kalkıp sırf birkaç dakika görüşmek için gelen insanların varlığı oldu.

O gün şunu gördüm:

Bir kitabı yazmak kadar, o kitabın okura ulaşması da önemliymiş.

Kartal Kitap Fuarı bana sadece bir imza günü yaşatmadı. Aynı zamanda yazmaya devam etmem gerektiğini de hatırlattı.

Bu vesileyle beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma, hemşehrilerime, akrabalarıma ve okurlarıma teşekkür ediyorum.

Belki çok satan bir yazar değilim. Belki henüz yolun başındayım. Ama yazdıklarını merak eden birkaç insanın varlığı bile yazmaya devam etmek için yeterli bir sebeptir.

İlk fuarım geride kaldı. Şimdi önümde yeni kitaplar, yeni fuarlar ve yeni hikâyeler var.

 

Abdullah Çelik
Gazeteci-Yazar
Buğday Zamanı'nın Yazarı