Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyesi, Akademisyen ve Eğitim Uzmanı Dr. Ahmet Alkayış, bilim dünyasında yeni bir eser kazandırdı. 

Dr. Alkayış'ın  yeni kitabı "Felsefe ve Antropoloji" uluslararası yayınevi statüsünde olan Paradigma Akademi Yayınları tarafından yayımlandı.

“Felsefe ve Antropoloji” kitabının yayımlanmasıyla birlikte bilim dünyasına; felsefe, antropoloji, etik, çevre, eğitim, kültür, siyaset ve sanat kuramları çerçevesinde literatüre özgün bir inceleme ve araştırma kitabı kazandırıldı.
Akademik alanda uluslararası bilimsel çalışmalarla ön planda olan ve ülkemizde Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile Dikey Geçiş Sınav’larına (DGS) hazırlık aşamasındaki öğrencilere yönelik çalışmalarıyla bilinen Dr. Alkayış'ın farklı konularda bilinen 6 yayımlanmış bilimsel eseri bulunuyor.

Dr. Alkayış'ın yayımlanan eserleri:

1- Psikolojik Açıdan Sınav Kaygısı ve Baş Etmenin Yolları (2019).
2- Çağdaş Sorunlar Karşısında İnsan ve Eğitim (2020).
3- Çevre Etiği ve Spinoza (Üç Yazarlı) - (2021).
4- Eğitim Felsefesi ve Kariyer Planlaması (2022).
5- Felsefe ve İletişim (Araştırma-İnceleme) (2022).
6- Felsefe ve Antropoloji (2023).

 Kısaca kitabın içeriğinden bahsetmek gerekirse:
İnsan yaşamıyla ilgili çalışmalar her zaman felsefenin önemli konuları arasında yer alır. Bu konular üzerinde Eskiçağdan beri sürekli farklı şekillerde durulur. Günümüzde hem felsefe hem de insan ve toplum bilimi olan antropoloji tarafından ilgili konular ele alınarak araştırılır. İnsanı biyopsişik (bedensel ve ruhsal) bir varlık olarak inceleyen antropoloji, çağımızda giderek artan bir ilgiye sahiptir. Bu nedenle günümüz dünyasında antropolojinin tarihsel gelişimi ve bilimsel süreci birçok araştırmanın konusudur. Çünkü insanın yapıp etmelerini araştıran felsefî antropoloji, insan dünyasında var olan problemlere ve ihtiyaçlara eğilen bir alandır. Çağın ihtiyaçlarına göre felsefe disiplininde güncel konular, sorunlar, olaylar ve olgular öncelik ve önem kazanır. Felsefe alanında üzerinde konuşulan, araştırılan ve tartışılan konulardan biri de insanın ürettikleridir. Daha önceki çağlarda olduğu gibi günümüzde de insanın yapıp ettiği ve ürettiği her şey stratejik bir öneme sahiptir. 
Klasik İlkçağ felsefesi olarak adlandırılan dönemin Antik Çağ filozofları; bilginin tanımını ve doğruluğunu, erdemin tanımlanabilirliğini, üzerinde yaşadıkları evreni ve insan yaşamını irdeleyerek felsefi argümanlarını geliştirirler. Ancak 21. yüzyılın belki önemli felsefi sorgulaması ise Sokrates’in dile getirdiği gibi “insan nasıl yaşamalı?” sorusudur. Çünkü felsefi çalışmalarda önemsenen ve üzerinde durulan konuların başında insan yer alır. Dile getirilen bu çalışmalarla birlikte insan felsefesi yani felsefi antropoloji gelir.