RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 17-11-2021 12:09   Güncelleme : 18-11-2021 20:28

Bingöl’den Avrupa’ya uzanan bir başarı hikayesi

Bingöllü iş insanlarını Afrikalı iş insanlarıyla bir araya getirirken Bingöl kamuoyu tarafından tanınan Yılmaz Demir’in başarı öyküsü, Kiğı ilçesinden önce İstanbul’a oradan da Avrupa’ya uzanıyor.

Bingöl’den Avrupa’ya uzanan bir başarı hikayesi

Yılmaz Demir’in hayat hikayesi Bingöl’ün Kiğı ilçesine bağlı Sürmelikoç (Çemizene) köyünde başlıyor. 1965 yılında 11 çocuklu bir ailenin beşinci üyesi olarak dünyaya geliyor. İlkokulu köyünde tamamladıktan sonra daha iyi bir eğitim almak için İstanbul’a ağabeyi Kasım Demir’in yanına gidiyor.  Kasımpaşa Lisesi ortaokul kısmına kaydını yaptırıp, lise 2’den okuldan ayrılıyor. Eğitimine devam etmek için öğrenci vizesiyle İsviçre’ye gidiyor. Burada istediği ortamı bulamıyor. Kaçak yollarla Fransa’ya gidiyor. “Fransa’da 8 ay çok zahmet çektim.” diyor.

Mevsim kış, hava soğuktur. Henüz 16 yaşında genç bir delikanlıdır. Fransızca bilmiyor. İş yok, güç yok, okul yok. Zor şartlar altında yaşamını sürdürürken, benzerine ancak Türk filmlerinde rastlanan bir durumla karşılaşıyor. Hani Yeşilçam filmlerinde kahraman şarkı söyler veya otobüste giderken yanına biri oturur, kartını verir ve onu bulmasını söyler ya. Aynen öyle bir durumla karşılaşıyor. Bir gün arkadaşıyla sokakta gezerken, bir Fransız yanlarına geliyor ve kartını verip ofisine gelmesini söylüyor. Onun hayatı bundan sonra değişiyor.

Sokakta karşılaştığı Mösyö Maring hayatını değiştirdi

“Bu aileyle tanışmam benim için unutulmaz bir anıdır.” diyen Yılmaz, filmlere konu olabilecek karşılaşmayı şöyle anlatıyor:

“Monsieur Édouard Maring ile tesadüfen tanıştım. Fransa’da işsiz bir çocuktum. Bir arkadaşımla geziyorduk. Yanımıza bir adam geldi. Önce arkadaşımla konuştu, arkadaşım Fransızca biliyordu. Daha sonra benimle konuştu. Ben konuşamadım. Arkadaşıma dedi bu niye Fransızca konuşmuyor. Dedi o Fransızca bilmiyor. Nasıl bilmiyor dedi. Dedi okula niye gitmiyor okula gitsin öğrensin dedi. Arkadaşımda annesi babası yok burada okula gidemiyor. dedi. Adam çıkardı kartını verdi yarın benim ofisime gelin deyip gitti. Ertesi gün arkadaşımla ofisine gittim. Arabasına alıp evine götürdü. Bir oda gösterdi burada kalır mısın dedi hem sana oturum alacağım hem okula kaydedeceğim bütün masraflarını ben üstleneceğim evladım gibi bakacağım burada istiyor mu diye sordu. Bende dört gözle böyle bir şey bekliyorum ve kabul ettim. O kadar ilgilendiler ki benimle çocuklarından ayırt etmediler. İşletmeyi okudum. 9 ay sonra oradaki Türklere tercümanlık yapmaya başladım.”

İş hayatına Fransa’da başladı Lüksembur’da devam etti

Fransız ailenin yanında eğitimini tamamlayan ve Fransızcayı anadili gibi konuşmaya başlayan Demir, “ikinci ailem” dediği Maring’lerin fabrikalarında iş hayatına atılıyor.

“Kaldığım Fransız ailesinin iki fabrikası vardı. Maden ocaklarına iş yapan demir çelik fabrikaları vardı. İlk olarak onların yanında işe başladım, onlara yardımcı oldum.” diyen Demir, daha sonra inşaat sektöründe kendi şirketini kuruyor. Fransa’da 25 yıl fiilen çalıştıktan sonra Lüksemburg’a geçerek, burada hem inşaat sektöründe hem de ithalat ihracat işine giriyor. Demir, ülkeler arası yaptığı proje ve çalışmalardan dolayı 2015 yılında Lüksemburg'da yılın iş adamı ödülüne layık görülüyor. Ayrıca 2017′ de merkezi Lüksemburg’da bulunan Avrupa Güvenlik Konseyi (Commission Européenne Direction Sécurité) ödülü veriliyor.

Dünyayı etkileyen koronavirüs salgını patlak verdiğinde İngiltere’ye tıbbi sarf malzemesi ihraç etmesi,  İngilizlerin imdat çağrısına yetişen Bingöllü iş insanı olarak medyaya yansıyor.

Uluslararası yatırımcılar arasında köprü kuruyor

Yılmaz Demir, Avrupa’daki başarılı iş hayatının ardından Türkiye’ye gelerek, yurt dışına yönelik proje geliştiriyor. Türkiye’den yatırımcılara iş imkanı sunulması ve ayrıca üreticilerin ürünlerini dış pazara açılması hususunda köprü oluşturuyor. Bir yandan Afrika ve Avrupa’ya ihracat yaparken, diğer taraftan da yatırımcılar bir araya getirerek yeni iş olanakları fırsatı sunuyor. Ayrıca, Afrika'da uluslararası ticareti ve doğrudan yabancı yatırımı teşvik etmek ve kolaylaştırmak için sürdürülebilir iş fırsatları kovalıyor.

“Fransızca’yı ana dilim gibi konuşmam Afrika’da çok rahat hareket etmemi sağlıyor, Türkçe, İngilizce ve Almanca, dillerini ana dilim gibi konuşmamın büyük faydası var.” İfadesini kullanan Yılmaz, “İlk Afrika’ya gidişim 1995 yılına dayanıyor. Sürekli gittiğim yer. Afrika’da hükümetlerle proje geliştiriyorum. Her gittiğim ülkede ne yapabilirim, ne eksik, nasıl bir katkım olur bu ülkeye diye düşünüp proje geliştiriyorum. Hükümetlere sunuyorum. Kabul gördüğü takdirde harekete geçiyoruz. Ayrıca Türkiye’den Afrika’ya ve Avrupa’ya ihracat yapıyorum.” diye konuşuyor.

Bingöl iş insanlarına Afrika yolunu araladı

Son olarak Afrika ülkelerinden Benin hükümeti nezdinde proje geliştirmek ve uygulamak için çalışma yürütüyor. Benin Planlama ve Kalkınmadan Sorumlu Devlet Bakanı Abdoulaye Bio Tchane ile görüşme fırsatı buluyor. Benin’de yatırım yapılması halinde ev sahibi Bakandan destek sözü alarak Türkiye’ye dönüyor.

Türkiye’den partner arayışına giriyor. Bu sırada yolları TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Cevdet Yılmaz ile kesişiyor. Eski Bakan Yılmaz’ın tavsiyesi üzerine mobilya sektöründe faaliyet gösteren Bingöllü iş insanlarıyla tanışıyor. Ardından Benin’de mobilya fabrikası projesi gündeme geliyor. Böylece Bingöl Afrika macerası başlıyor.

Yılmaz, Bingöl ile Benin arasında oluşturulan köprünün kuruluş hikayesini ise şöyle aktardı:

“Afrikay’a gittiğimde Benin hükümeti ile bir proje geliştirdim. Özellikle mobilya imalat sektöründe büyük bir ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Orada üretim çok ilkel teknolojilerle yapılıyor. Bunun için Türkiye’den oraya yeni makinelerle teknoloji transferi arayışına girdim. Türkiye’ye döndüğümde eski Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz beyle görüşme fırsatım oldu. Sohbet sırasın ‘neden Bingöl’den mobilyacıları götürmüyorsunuz’ dedi. Ben Bingöl’den çok küçük yaşta ayrıldım. O yüzden Bingöl’ü fazla bilmiyordum. Bingöl’de mobilyacı var mı diye sordum. ‘Evet. Bingöl’de çok güzel fabrikalarımız var’ dedi. Dolayısıyla Afrikalı dostlarımla Bingöl’e gittim. Yerinde inceledim. Gerçekten gördüm ki çok güzel fabrikalar kurulmuş. Çok güzel işler yapıyorlar. Böylece neden dedim doğduğum topraklara bir katkım olmasın. Arkadaşlarımla birlikte hareket edelim düşüncesiyle karar verdik program yaptık. Bingöl’den arkadaşlarımızla Benin’e gittik. Ön görüşmemiz oldu, ülkeyi gördüler, oradaki iş insanlarıyla tanıştılar, bir mobilya fabrikası kurmaya karar verdik.

Daha sonra tekrar arkadaşlarımızla Benin’de gittik, orada şirketimizi kurduk, hükümetten destek alıyoruz. Bir aksilik olmazsa önümüzdeki yıl mart ayında resmi olarak açılışın yapacağız. Çalışmalarımız devam ediyor.”

Gençlere “erken yatma erken kalkma” tavsiyesi

Yılmaz Demir, iş hayatında başarılı olmak için öncelikle iyi bir eğitimin şart olduğunu anlatıyor:

“Gençlere çok tavsiyem var ama en önemlilerden bir tanesi telefonlardan uzak kalmaları. Çünkü zamanlarının çoğunu telefonda geçiriyorlar. Benim için bu kayıp olan zamandır. İkincisi olarak sabah erken kalkmaları, akşam da çok geç yatmamalarıdır ve dinamik olmalarıdır. Eğer iş arıyorlarsa sabah erken, patron daha fabrikaya veya ofisinde olmadan onlar orda olacaklar ve biz iş arıyoruz diyecekler. O zaman bir patron derki bu genç gerçekten çalışmak istiyor. Bunu işe alayım ama siz öğleden sonra saat birde uykudan kalkıp işe gideyim derseniz çok geçtir kabul edilmez. Kimsede işe almaz.”

Bundan sonra Bingöl ve Afrika için çalışacak

Bundan sonraki hayatımda memleketim ve Afrika için çalışacağım. Uzun yıllar Avrupa kaldım. Afrika halkı çok ezilen bir halktır. Yıllardır eziliyor. Kölelik, sömürgecilik. Eğer onlar bir katkım olursa çok mutlu olacağım. Bu saatten sonra amacım para kazanmaktan ziyade insani yardımı getirmek meslek eğitimi vermek bilgi birikimimi bunlarla paylaşmak katkı sunmaktır. Hümanist bir insanım. Diğer yandan da memleketim var. O memleketime de bir borcum var. O topraklarda doğdum. 11 yaşına kadar kaldım ama kalbim hep onun için çarpıyor hiç unutamadım. Oradaki anılarımı, yaşantımı unutmuyorum. Bunlar benim için ayrı bir zenginliktir. Avrupa doğsaydım Bingöl’e gidemezdim. Çünkü ne tanıyorum ne de biliyorum ama nereye gitsem kalbim hep Bingöl için çarpıyor.

Afrika Dostu Ödülü

Sadece iş hayatı için çalışmıyor, aynı zamanda gönüllü tercümanlık yapıyor. Firmalara arasında arabulucuk faaliyetlerinde bulunuyor. Büyük iş forumlarına konuşmacı olarak katılıyor. Afrika’dan İstanbul’a gelen devlet görevlilerine tercümanlık ve rehberlik ediyor.

Yoğun iş temposuna rağmen sabah erken kalkıyor, randevularına saatinde gidiyor. Bunun karşılığını da fazlasıyla alıyor. Bu kapsamda, 20 Kasım’da Afrika ülkesi Mali’ye iş seyahatine çıkıyor.

25 Kasım'da ise Sheraton İstanbul City'de düzenlenecek 6. Pan Afrika İnsani ve Yatırım Zirvesi'nde Özel Konuk ve Konuşmacı olarak davet edilen Yılmaz’a, bu zirvede ayrıca prestijli Afrika Dostu Ödülü ile onurlandırılacak.

Yılmaz, yatırımcılar ile finans sektörünü bir araya getirmek için 8-15 Aralık 2021 Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e davet edildi.

Abdullah Çelik/Bingöl Net Haber/ İstanbul