SAĞLIK
Giriş Tarihi : 09-12-2021 13:31   Güncelleme : 09-12-2021 14:20

Öz Sağlık-İş'ten 'Hekim Zammı" açıklaması

 Öz Sağlık-İş'ten 'Hekim Zammı

Öz Sağlık-İş Sendikası Bingöl Şube Başkanlığı, sadece doktorlara yapılan ve "Hekim Zammı" olarak değerledirilen düzenlemeye tepkis gösterek, işçinin de sağlık çalışanı olarak görülmemesini, kendilerinin ayrıştırılmasını ve ötekileştirmesini eleştirdi.

Bingöl Devlet Hastanesi, önünde bir araya gelen sendika üyelere, yapılan basın açıklamasına destek verdi.

Sendika adına açıklama yapan Öz Sağlık-İş Sendikası Bingöl Şube Başkanı Ercan Anacur, kamuoyunda “Hekim Zammı” olarak adlandırılan çalışmanın diğer tüm sağlık çalışanlarının tepkisi ile karşılaşılınca isabetli bir karar ile yeniden değerlendirilmek üzere bütçe görüşmelerinden sonraya bırakıldığını hatırlattı.

“Pandeminin kahramanı sağlık çalışanlarına müjdemiz var” denilerek açıklanan zam haberi ile kimlerin sağlık çalışanı olarak görülüp, kimlerin kapsam dışı tutulduğunun net olarak ortaya çıktığnı anlatan Anacur, "Yapılan açıklamalarla, sağlık işçisinin, 'sağlık çalışanı' olarak görülmemiş olması bizleri derinden üzmüştür. Hekimlere yapılacağı ilan edilen ve biz sağlık işçilerinin de desteklediği zamlarla ilgili kimsenin bir sıkıntısı yoktur. Sıkıntı, ayrıştırılmakta, ötekileştirilmekte, 'Sağlık Ekip İşidir' sözünün boşa çıkartılmasında, çalışma barışının altına dinamit yerleştirilmesinde, fedakârlığın meslek ayrımına tabi tutulmasında,
-Sağlık İşçisinin “sağlık çalışanı” olarak görülmemesinde, nimet-külfet dengesinde, işçiye sadece külfetin yazılmasındadır.” şeklinde konuştu.

“BİZLERİ SAĞLIK ÇALIŞANI OLARAK GÖRMEYEN ANLAYIŞI KABUL ETMİYORUZ”

Sağlık işçilerinin Türk Sağlık hizmetlerinin önemli yapı taşlarından olduğunu vurgulayan Anacur, açıklamasına şu sözlerle devam etti:

"öncelikle bilinmelidir ki; Sağlık ve sosyal hizmet işçisinin yetkili sendikası olarak; işçiyi sağlık çalışanı olarak görmeyen anlayışı kabul etmiyoruz. Sağlık kurumlarının bel kemiği olan sağlık işçileri olmasa, dünyada ilk sıralara oturan, her türlü  övgüyü hak eden Türk sağlık hizmetinin çökeceği herkesin malumu olan yadsınamaz bir gerçektir. Pandemi koşullarında gösterilen fedakârlıktan söz edilirken; abulanslarla kovitli hasta taşıyan 112 personelinden, ambulans sürücülerinden, hasta karşılama personelinden, kovitli hastaların altını temizleyen, bakımını yapan, yemeğini yediren, yönlendirmelerini yapan, verilerini giren çalışanlardan, teknik personelinden, dağlık işyerlerinde asayişi sağlayan güvenlik görevlilerinden, teknik işlerden sorumlu işçilerden söz etmemek, onların fedakârlığını yok saymak, ailelerinden uzakta günlerce izinsiz çalışan sağlık işçilerini “sağlık personelinden saymamak. şeklindeki bir anlayışı kabul etmiyoruz."

Anacur, balkonlardan alkış aldığımızda ve “Hakkınız Ödenmez” denildiğinde kendilerini vatan nödetinde hissedecek kadar onurlandıklarını ve gurur duyduklarını belirtti.

Ama bugün görülüyor ki "hakkınız ödenmez" sözünün meğer gerçek anlamında kullanılmadığını vurgulayan Anacur, konuşansını şöyle tamamladı:

"Sağlık Bakanlığı’nda çalışan 170 bin  sağlık işçisinin yetkili sendikası olarak, sağlık işçisinin emeğinin hakkını istiyoruz. Bizlerin de sağlık çalışanı olduğumuz gerçeğinin şartsız kabulünü istiyoruz. Nimet külfet dengesinde eşitlik istiyoruz. Sağlık hizmeti verilirken işçinin de emeğinin görülmesini istiyoruz. Sizler kabul etmeseniz de sağlık ekip işidir. Bizleri mali haklar üzerinden birbirimize düşürmeyin. Bizler işyerlerindeki çalışma barışını korumaya çalışırken, eylem ve söylemlerle bu birlikteliği baltalamayın. Sağlık çalışanlarının tamamı “pandeminin kahramanıdır”, ortada bir paylaşım varsa herkes hakkı olanı almalıdır. Biz sağlık çalışanlarının hizmeti nefes gibidir, kesilince hissedersiniz."